Mimari

Pastel Renklerin Kasabası: Sewell

Bir madenci kasabası olan Sewell Ghost Town, And Dağları’nın eteklerinde yer alıyor. Sewell, dünyanın yerleşimden uzak köşelerine şirketler tarafından üretim bazlı kurulan kasabaların en güzel örnekleri arasında kabul ediliyor. 1905 yılında kurulan madenci kasabası, 1970’lere kadar madenci, işçi ve ailelerine ev sahipliği yapıyor. Kasaba büyük çaplı felaketlerle anılsa da, terk edilmesinin altında maden rezervlerinin azalması yatıyor.

Merdiven şehri

Sewell kasabası, And Dağları’nın deniz seviyesinden 2200 metre yüksekteki yamaçları üstünde yer alıyor. Son derece kurak bir arazi üstünde kurulan kasaba, gerçekte bir yerleşim birimi değildi. Altında bulunan topraklarda dünyanın en büyük bakır madeni rezervleri yatıyordu. Braden Copper Company, bakır rezervlerini çıkarabilmek için işçilerinin konaklayabileceği bir kasaba inşa etmeye koyuldu. El Teniente adı verilen dünyanın en büyük yeraltı bakır madeni ocağı, kasabanın kurulması için yegâne sebepti.

Sewell kasabasının kurulacağı yer, tekerlekli araçların bile çıkmakta zorlanacağı son derece eğimli bir araziydi. Kent planlamacıları, kasabayı planlarken bu nedenle yaratıcılıklarını kullanmak zorunda kaldı. Kasaba, aşağı kısımda yer alan tren istasyonunu kasabaya bağlamak için kullanılan Escalera Central adlı ana merdivenler etrafında şekillendirildi. Yalnızca yayaların kullanabileceği merdiven ve yollardan oluşan kasaba, yıllarca Ciudad de las Escaleras yani Merdiven Şehri takma adı ile anıldı.

Altın çağları ve çöküş

Merdiven Şehri’ni özel kılan, sadece yaratıcı planı değil. Braden Copper Company, Sewell’i madenci kasabası kasvetinden kurtarmak için sinema salonlarından oyun alanlarına kadar pek çok yer inşa etti. Sewell’de yer alan binaları, birbirinden canlı renklerle boyadı. Sewell, 60 yıl boyunca bu sayede gelişti ve büyüdü. Öyle ki 1968 yılında nüfusu 15.000’e kadar ulaşmıştı.

Madenci kasabasında işler tabi ki her zaman günlük gülistanlık geçmedi. 8 Ağustos 1944 gecesi kasabaya düşen çığ, 102 kişinin ölümüne neden oldu. Bir yıl sonra ise, El Teniente Madeni’nde patlama nedeniyle büyük bir yangın çıktı. El Humo yani Duman adı verilen olay, karbonmonoksit nedeniyle 355 kişinin ölmesine sebep oldu. Kasabanın adı her ne kadar büyük felaketlerle anılsa da, çöküşü tümüyle bağımsız bir şeyden oldu.

UNESCO’nun Kültür Mirasları Listesi’nde

Sewell’in hayalet kasabaya dönmesinin temelinde Allende hükûmetinin maden ocağını devletleştirmesinde yatıyor. Kasaba altı yıl devlet mülkiyetinde kaldıktan sonra, 1977 yılında, boşaltılmaya başlandı. Ulusal Şili Bakır Kurumu, aileleri kasabadan gönderdi ve Sewell’i yıkmaya başladı.

Şili hükumeti, sıra dışı mimari dokusuyla dikkat çeken Sewell’in tasarruf etmeye değer olduğunu geç de olsa fark etti. 1980 yılında yıkım durduruldu. 1998 yılında kasabayı Ulusal Anıt ilan etti. 2006 yılında ise, UNESCO Kültür Mirasları Listesi’ne girdi. Günümüzde, Sewell’in ruhunu yansıtan renkli binalar özenle restore edildi, bir müze inşa edildi ve Merdiven Şehri tekrar hayata döndü.

İlkbahar, sonbahar ve yaz ayları Sewell Ghost Town için ideal ziyaret zamanları olarak kabul ediliyor. Kente her yıl onlarca tur düzenleniyor. Kasabaya 72 km uzaklıkta yer alan Santiago ya da kasabanın 32 kilometre batısında bulunan Rancagua’da düzenlenen turlara siz de katılabilir, kasabayı yakından keşfedebilirsiniz.

Okuyucular, yazdıkları yorumlardan, her türlü hukuki zeminde yorum sahibi sıfatıyla sorumludur.

Bir cevap yazın