Güncel Haberler

Depremden Sonra Bodrum’a İlgi Arttı…

Bodrum’un en seçkin emlak projeleri, Bodrumvillas.com ayrıcalığıyla yeni sahiplerine ulaşıyor. Daidalos İnşaat bünyesinde hizmet veren Bodrumvillas.com, yarımadanın gayrimenkul pazarında hızla büyüyen bir portföye sahip. İşin başında genç fakat deneyimli iki profesyonel var: Şenol Kamber ve Cansın Yunt…

Gayrimenkul danışmanlığı titiz bir çalışmayı gerektiriyor. Şenol Kamber ve Cansın Yunt, projelerin satış, pazarlama ve değerlendirme sürecinde çalışmakla kalmıyor, aynı zamanda Bodrum ekonomisinde son derece önemli bir dinamiği oluşturan gayrimenkul sektörüne dair analizler yaparak sektörel bilgi üretimine de katkıda bulunuyor. Başarılı işlere imza atan ve bugüne kadar pek çok kişiyi hayalindeki ‘Bodrum’ eviyle buluşturan Bodrumvillas.com ekibiyle yarımadanın en rekabetçi sektörünü ve Bodrum’un geleceğini konuştuk.

Bodrumvillas.com hakkında bilgi verir misiniz öncelikle? 

ŞENOL KAMBER: Bodrumvillas.com Daidalos İnşaat bünyesinde kurulan ve gayrimenkul danışmanlığı hizmeti veren bir ajans. Biz sadece Daidalos İnşaat’ın projelerini değil, Bodrum’da nitelikli olarak gördüğümüz her projeyi portföyümüze dahil eden bir satış ve pazarlama ajansıyız. Başlangıçta, arsa değerlendirme ve geliştirme konusuna ağırlık vermiştik. Zaman içinde Bodrum’a olan ilgi ve Bodrum’da 12 ay boyunca yaşamak isteyen nüfusun giderek artması, bizi farklı projelerle ilgilenmeye itti. Nitelikli emlak projelerini de portföyümüze alarak yolumuza devam ettik.
Bodrumvillas.com’da satış mı, kiralama mı yapıyorsunuz?

ŞENOL KAMBER: Hem satış hem de kiralama yapıyoruz. Kısa ve uzun dönem kiralama hizmeti veriyoruz. Kısa dönemde, Tatil Evleri konseptimiz var. Şu an bu hizmetimize oldukça yoğun bir talep olduğunu söyleyebiliriz. Özellikle arsa konusunda çok titiz bir çalışma sürecimiz var. İşimiz, proje geliştirici ve projeyi tasarlayan firma ve/veya kişilere bu projenin nasıl ve ne şekilde satılması gerektiğini anlatmak ve bu süreci somut hale getirmek.

Portföyünüzdeki projelerden söz eder misiniz?

ŞENOL KAMBER: Şu sıralar Daidalos İnşaat’ın kat karşılığı projeleri Turgutreis’te Marin Evleri ve Marin Evleri II başladı. Bodrumvillas.com olarak bu projenin satışını yapıyoruz. Bunun dışında Oxa İnşaat’ın Oxa Gündoğan projesinin tek yetkili satış acentesiyiz. Turgutreis Marin Evleri 4 müstakil villadan oluşuyor. Marina ve deniz manzaralı muhteşem konutlar. Marin Evleri 2 projemizde ise 5 adet daire var.

Bodrum’da pek çok gayrimenkul danışmanlık şirketi var. Bireysel ve kurumsal. Bazıları da uluslararası nitelikte. Bodrumvillas.com’un farkı ve ayrıcalığı nedir?

ŞENOL KAMBER: Biz, aynı zamanda bir inşaat firması bünyesinde olduğumuz için hem ‘üretici’ hem de ‘satıcıyız’. Bu anlamda seçici olduğumuzu özellikle vurgulamamız gerekiyor. Bodrum’da çok fazla emlak acentesi var. Bu acenteler çoğunlukla ‘tek satış yetkilisi’ oluyorlar. Bizim sistemimiz daha farklı.

CANSIN YUNT: Bodrumvillas.com olarak kendi firmamıza ait projelerin tek satış yetkilisi biz olduğumuz için, onlara öncelik verdiğimizi söylemek yanlış olmaz. Çünkü kendi geliştirdiğimiz projeler, bize özel. Sunumunu da sadece biz yapıyoruz. Portföyümüzdeki diğer projeler de büyük bir titizlikle seçtiğimiz konut projeleri. Firma olarak münferit konutların satış ve pazarlamasını yapmak yerine proje bazlı çalışmayı tercih ediyoruz. Bu da bizi diğer danışmanlık firmalarından bir adım öne taşıyor.

Rekabetin çok yoğun olduğu bu sektörde dijital platformların rolü nedir?

ŞENOL KAMBER: Emlak sektörü dijital medyanın gücünü kavradı. Bunu iyi kullanabilen firma ve kuruluşlar her zaman bir adım önde olacak. Biz, satış sürecinde dijital platformlarda olmaya özen gösteriyoruz. Zaten geri dönüşlerin yüzde 95’ini de mobil iletişim yollarından alıyoruz. İnternet sitemizi de buradan yola çıkarak yeniledik, çok kolay kullanılabilen, mobil uyumlu bir site haline getirdik.

DEPREMDEN SONRA BODRUM’A İLGİ ARTTI

Bodrum, geçtiğimiz temmuz ayında büyük bir deprem yaşadı. Bu depremin emlak sektörüne etkisi nasıl oldu?

ŞENOL KAMBER: Depremden sonra Bodrum’a ilgi inanılmaz ölçüde arttı. Yarımadanın doğası, iklimi, sosyo-kültürel yapısı insanları her dönem buraya çekmeye devam ediyor. Son dönemde nitelikli markaların katılımıyla, çok kaliteli projelerin Bodrum’da kendini göstermeye başladığına tanık oluyoruz. Bu süreç son dört beş senedir devam ediyor. Depremin ardından ise insanların ‘güven’ duygusu arttı. Çünkü Bodrum, böylesine büyük bir sarsıntıdan neredeyse hiç hasar almadan çıktı. Bu da insanları müthiş rahatlattı.

CANSIN YUNT: Biz depremin yaşandığı gün, birkaç hafta iş yoğunluğunu kaybedeceğimizi düşünmüştük. Tam aksine depremin hemen ertesi günü telefonlarımız çalmaya başladı ve hiç susmadı. Bodrum’da kiralık ve satılık ev arayışı depremle birlikte maksimum düzeye ulaştı diyebiliriz. En yoğun çalıştığımız dönemdi. Şaşırtıcı ama gerçek.

İnsanlar Bodrum’da nasıl evler arıyor? Ne tür projeler daha çok tercih ediliyor?

ŞENOL KAMBER: İnsanlar Bodrum’da 12 ay yaşayabilecekleri mekanlar arıyorlar. Daha önceden Bodrum’da sadece yazlık evler yapılıyordu. Ama bu artık tümüyle değişti. Buraya yerleşmeyi düşünenler, hastane ve okul gibi kamusal alanlara yakın oturmak, küçük bir bahçe içinde, ısınma problemi olmayan konutlarda yaşamak istiyorlar. Dolayısıyla bunu hayata geçiren firmalar kazançlı çıkıyor. Hiç kimse ‘akıllı ev’ talebiyle gelmiyor. Ama altyapısı doğru yapılmış, sağlam ve Bodrum’a özgü dizayn edilmiş konutlar rağbet görüyor.

Bodrum’da çoğunlukla boş kalan ‘atıl’ vaziyette ikincil konut var. Sizce bunlar nasıl değerlendirilmeli?

ŞENOL KAMBER: Eskilerin dönüşümü söz konusu. Özellikle Gümbet ve Bitez’de böyle bir trend var son dönemde. Kentsel dönüşüm projelerini son üç senedir görmeye başladık.  Ancak eski konutların sahipleri Bodrum’un yerli halkı olduğundan, satış konusunda bir takım sorunlar yaşanıyor. Ailelerdeki çok seslilik, bu konutların değerlendirilmesi sürecini uzatıyor. Bir de İngilizlerden kalan konut stokları var yarımadada. Bir dönem Yalıkavak, Gümüşlük, Tuzla bölgelerinde çok fazla sayıda yazlık projesi hayata geçirildi. Britanyalılara hitap eden konutlardı. Ucuz, fazla nitelikli olmayan yapılardı. Mortgage krizinden sonra bu evler yavaş yavaş terk edilmeye başlandı. Ülkenin turizm konusundaki gidişatı da etkili oldu tabii. İngilizler Bodrum’daki gayrimenkullerini satma yoluna gittiler. Dolayısıyla konutları arkada kaldı.

Bodrum’a yabancı ilgisi ne düzeyde?

ŞENOL KAMBER: Yabancıların ilgisi var ancak daha çok kiralamayı tercih ediyorlar. Yani Bodrum’u yatırım amaçlı değil, tatil amaçlı görüyorlar. Bu ilgi hiçbir zaman bitmez. Ama satış anlamında son iki üç senedir bir düşüşten söz edebiliriz. Bunun nedeni de ülke genelinde yaşanan süreç ve turizm bölgelerine olan etkisi… Biz şu sıralar satışlarımızın yüzde 90’ını yerli piyasaya yapıyoruz. Geri kalanı Avrupa ülkelerinden gelen talepler…

Bodrum’a bir Arap ilgisinden söz edebilir miyiz?

ŞENOL KAMBER: Araplar yatırım için daha çok İstanbul, Bursa, Yalova ve Trabzon bölgesini tercih ediyor. Bodrum’da yatay yapılaşma mevcut ve buradaki evler orta gelir düzeyindeki Araplara pahalı geliyor. Dolayısıyla yoğun bir Arap talebinden söz etmek zor olur.

CANSIN YUNT: Avrupa ülkeleri konusunda da bir kan kaybı yaşandığını söylemek mümkün. Avrupalılar, daha çok kendi ülkelerini tercih ediyorlar. Bu, Avrupa ülkelerinde yaşayan Türkler için de geçerli. Bodrum’da herhangi bir mülke verecekleri parayla farklı bir ülkenin küçük bir sahil kasabasında aynı ayarda, hatta belki biraz daha geniş konutlar satın alabildiklerini söylüyorlar.

BODRUM’UN EN HIZLI GELİŞEN ÜÇ BÖLGESİ

Bodrum’da bir dönem Türkbükü furyası vardı. Sonra Yalıkavak popüler oldu. Şimdilerde insanlar daha çok hangi bölgeye rağbet gösteriyor?

ŞENOL KAMBER: Üç bölge var şu anda. Okulların, hastane ve kamu binalarının yoğun olduğu yerler gelişiyor. Konacık, Ortakent ve Bitez’e inanılmaz bir rağbet var. Taleplerin yüzde 95’i bu yönde diyebiliriz.

CANSIN YUNT: Bodrum’a göç şekli değişti. Bir ara Yalıkavak, Türkbükü, Gündoğan’a inanılmaz talep vardı. Çünkü jet sosyete tabir edilen kesim yazlık için bu bölgeleri tercih ediyordu. Bu trend sona erdi. Artık orta seviye de Bodrum’a taşınmaya başladı. Bunda Türkiye’nin yaşadığı süreç, politik ve ekonomik nedenler, deprem gibi bir takım olgular etkili oldu. Dolayısıyla Bodrum’da biz büyük ve lüks villalardan daha çok orta gelir düzeyine hitap eden konutlar satmaya başladık. Konacık, Bitez ve Ortakent bu anlamda popüler. Bu, yaşadığımız coğrafyanın ve toplumun sosyolojisini irdeleme açısından da çok ilginç bir veri aslında.

Peki ya Mumcular? Burada bir İpek Yolu’ndan söz ediliyor…

ŞENOL KAMBER: Mumcular bölgesine son iki senedir inşaat firmaları ciddi yatırımlar yaptı. Bodrum’daki ev fiyatları yüksek olduğu için tercih edildi bu bölge. Daha çok orta gelirli kesim tercih etti. Ama şu anda bu süreç de yavaşladı.

Neden?

CANSIN YUNT: Bir doyuma ulaşma durumu var. Geçen seneye göre satışlar çok yavaşladı. O bir furyaydı ve bitti. Ekonomiyle ilgili bir durum olabilir. Türkiye’de orta gelirli vatandaşın yatırım yapma kapasitesi geriledi. Bunun etkisi var diye düşünüyorum.

Yaptığınız işin en zor tarafı nedir sizce?

ŞENOL KAMBER: İnsanların en hassas olduğu konuda çalışıyoruz. Bir barınak ihtiyacı… Bununla ilgili her tür hizmeti sunmanız önemli. Dolayısıyla işiniz satmakla bitmiyor. Satış sonrası süreci de çok önemli. Hizmette sürekliliğiniz olmalı. Dolayısıyla bizim yeni dönemde hedeflerimizden biri de sattığımız konutların kira yönetimiyle ilgilenmek. Müşterilerimizin beklentisi de bu yönde.

Peki bu işin en keyifli tarafı nedir diye sorsam?

ŞENOL KAMBER: Bodrum’da olmak… Bodrum biraz Türkiye’den ayrı… Bu anlamda çekici geliyor insanlara. Burada yaşadığım ve bu işi yaptığım için mutluyum.

CANSIN YUNT: Ben Bodrum’u çok sevdiğim için insanların da Bodrum’a adaptasyonunu sağlama konusunda kendimi şanslı ve başarılı görüyorum. İşimi kolay ve büyük bir keyifle yapıyorum. Kendim için doğru işi seçtim. Harika projeler görme fırsatı buluyorum. Pek çok güzel insan tanıyorum ve onları ev sahibi yapıyorum. İşin en güzel tarafı bu.

Bodrum’da konut fiyatları çok yüksek. Bodrum Belediye Başkanı Mehmet Kocadon, iki yıl sonra Bodrum’dan bir mülk almanın çok daha zor olacağını söyledi. Doğru mu sizce?

ŞENOL KAMBER: Çok doğru. Fiyatlar inanılmaz artıyor. 2010 yılında 90 bin liraya aldığınız 2+1 konutu şu an 600 bin liraya alabilirsiniz. Her sene artan talebe karşın, ciddi bir fiyat artışı var. Bodrum’da konut fiyatları hiçbir zaman düşmedi ve düşmeyecek. Kriz zamanlarında bile…

CANSIN YUNT: Bunu dışarıdan gelen insanlar anlayamıyor.  İnsanlar diğer kentlerde, ekonomi vurgun yediğinde konut fiyatlarının da dibe vurmasına tanık oluyorlar. Bodrum’da ise böyle bir durum asla söz konusu olmuyor. Burada ev ve arsa fiyatları kesinlikle düşmüyor. Bunun en büyük nedeni İstanbul’dan Bodrum’a doğru olan göç… Aslında çok basit bir matematik bu. Talebin olduğu yerde fiyat da artıyor. İstanbul’daki konut fiyatları düşerken, Bodrum’da yükseliyor. İnsanlar artık Bağdat Caddesi’nde sattıkları evin parasıyla Bodrum’da aynı ayarda bir ev bulamıyorlar.

O zaman Bodrum’a daha çok gelir düzeyi yüksek olan insanların geldiğini söylemek yanlış olmaz değimli?

ŞENOL KAMBER: Şöyle söyleyebiliriz. Bodrum’a artık insanlar ‘emeklilik’ yaşamak için gelmiyorlar. Özellikle işlerini dijital platformlar aracılığıyla sürdürebilen insanlar Bodrum’a yerleşmeyi tercih ediyorlar. Çocuklarını burada yetiştirmek istiyorlar. Bunu özel okul sayısından da anlayabilirsiniz aslında. Şu an mevcutlara ek olarak 12 özel okulun daha Bodrum’da yer aradığını biliyoruz örneğin! Bu göç, yarımadanın sosyo-kültürel yapısını da değiştiriyor. Artık insanlar Bodrum’da üretiyor. Dolayısıyla kültürel ve sanatsal etkinliklerin sayısı her geçen gün artıyor.

CANSIN YUNT: Yakın zamana kadar insanlar Bodrum’a ‘bohem’ bir yaşam hasretiyle göç ediyordu. “Kocaman bir bahçem olsun, minik bir evde yaşasam da önemli değil” diyorlardı. Şimdi olay değişti. Gayet mantıklı, günlük yaşam standartlarını sürdürebilecekleri, işlerini yürütebilecekleri ve aynı zamanda Bodrum’un tadını çıkarabilecekleri konutlar arıyorlar. Doğal olarak inşaat sektörü de bu talebi karşılamak amacıyla yüzünü değiştiriyor.

BODRUMVİLLAS.COM’UN İKİ PROFESYONELİ ŞENOL KAMBER VE CANSIN YUNT

Biraz da sizleri tanımak isteriz aslında. Bu işe nasıl ve ne zaman başladınız?

ŞENOL KANBER: 2007 yılından bu yana emlak sektöründeyim. İngiliz furyası vardı o dönem Bodrum’da. Çoğunlukla Britanyalılara satış yapıyorduk. Ben o dönem bir İngiliz acentede çalışıyordum. Farklı lokasyonlarda çalışma fırsatım oldu. Bir sene kadar Londra’da kaldım. Daha sonra acentemiz, Britanyalıların bölgeden çekilmesiyle birlikte Bodrum faaliyetini durdurdu. Merkezini İstanbul’a taşıdı ve Araplara yöneldi. Ben Bodrum’da kaldım. İnşaat sektörüne yöneldiğim dönemdir o süreç. İşin üretim kısmına öteden beri ilgi duyuyordum. Bir süre Çağdaş İnşaat’ta çalıştım. Sektörün pazarlama bölümünde görev aldım. Son bir yıldır Daidalos İnşaat bünyesindeki Bodrumvillas.com’dayım. Son 10 senedir sektörde olduğumu söyleyebilirim.

CANSIN YUNT: Ben daha önce reklamcılık ve yayıncılık sektöründe çalışıyordum. İşim dolayısıyla insan ilişkilerim çok iyiydi ve güzel bir çevre edindim. Daha sonra sektör değiştirmeye karar verdim. Deneyimimi ve çevremi değerlendirebileceğim bir sektör ararken gayrimenkul danışmanlığı gündeme geldi. Annem 15 yıl boyunca Bodrum’da emlak ajansı yöneticiliği yaptığından kendisinden öğrendiğim çok şey vardı. Sektöre kesinlikle yabancı değildim. 2016 yılının yaz aylarında bir firmada gayrimenkul danışmanı olarak çalışmaya başladım. Daha sonra bireysel olarak bu işi bir süre daha devam ettirdim. Bodrumvillas’tan bir teklif alınca Şenol Kamber ile çalışmaya başladık. Şu an her şey çok güzel gidiyor.

Bu güzel sohbet için teşekkür ederiz. 

Röportaj : Bodrumageldik.com

Okuyucular, yazdıkları yorumlardan, her türlü hukuki zeminde yorum sahibi sıfatıyla sorumludur.

Bir cevap yazın